info@yaraticidrama.com.tr +90 216 469 89 02
GELİŞİM SİZ’DE BAŞLAR
Randevu Alın

Yaratıcı drama nedir?

YARATICI DRAMA VE DRAMA KAVRAMLARI

Geçmişten günümüze “drama” kelimesinin insanlarda çağrıştırdığı anlamlara bakarsak, rol yapmak, bir şeyi canlandırmak, Tiyatro yapmak… gibi kelimelerin karşımıza çıktığı yadsınamaz bir gerçektir. Drama ile ilgili alan yazılarına baktığımızda ise benzer ve farklı bir çok anlamda kavramların var olduğunu görmekteyiz.

Drama, kullanım alanlarına göre, Eğitimde drama, Yaratıcı drama, Psikodrama, Sosyodrama gibi adlarla yer alırken, Bu alan adlarından Eğitimde drama ise, eğitsel drama, eğitici drama, eğitimde yaratıcı drama, yaratıcı drama gibi farklı isimlerle de karşımıza çıkmaktadır.

Drama ile ilgili bu ve benzeri kavramlar, haklı olarak karmaşa yaratmaktadır.

Bu kavramların birbirlerinden farklarını ya da benzerliklerini anlamak için, drama kavramından başlayarak diğer kavram ve adları, tanımları, kullanım alanları, amaçları, biçimleri, içerikleri, sınırları, yaklaşımları, uygulayıcı özellikleri  ve hatta uygulama örnekleri üzerinden incelemek, değerlendirmek gerekir.

DRAMA NEDİR?
Drama, nerede, nasıl, ne amaçla olursa olsun ortak olanın, roller üzerinden kurgusal bir gerçeklik oluşturulmasıdır.
Bu düşünceden hareketle baktığımızda, yaşamın roller üzerinden kurgulanmış hali bazen roman, hikaye veya masal ile yazınsal türde, bazen tiyatro, sinema, dizi film gibi seyirlik türde, bazen de, ne yazınsal ne de seyirlik, sadece herhangi bir konunun kurgu içerisinde roller üzerinden etkileşime girilerek yaşanması, anlamlandırılması ya da yeni çıkarımlarda bulunulması için bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır.
Karşımıza çıkan tüm bu hallerinde görüldüğü gibi drama; yaşamın içinde yer alan her şeyin, kurgusal gerçeklik içinde roller üzerinden eyleme dönüşmesidir. Bu tanımla birlikte dramanın bileşenlerini de; Konu, İnsan, Rol, Etkileşim ve Kurgu diyebiliriz.

Şimdi, Drama sözcüğünün kökünün, yunanca “Dran” dan gelmesi ile başlayan serüvenine ve nerelere evrildiğine birlikte bakalım. Dran; itmek, çekmek, yapmak, etmek, eylemek anlamında kullanılır. (Lehmann, 1986, s.255’dan akt.: San,1990) Metin and(2002, s.52), drama sözcüğünün anlamının bütün eski törensel ve ritüel niteliğinde ikili ilişkide bulunduğunu ileri sürer. Özdemir Nutku’ya göre (Nutku, 1983, s.89) drama eski Yunancada bir şey yapma ya da yapılan bir şey anlamında kullanılırken, aynı zamanda başka bir anlamı da oynamaktır. Antik tiyatronun gelişmesinden bu yana, bu sözcük herhangi bir kimsenin bir şey yapması değil, belli bir kimsenin katılanlara anlamlı bir şey yapması içeriğini kapsamaktadır. (Nutku, 1990, s.29)

Drama kavramı, tarihsel süreçlerden günümüze kadar gelen kullanımında ortak bazı özellikler ortaya çıkmaktadır. Drama, başlangıçta eylemek, yapmak olarak kullanılırken, sonrasında “mış gibi” yapmak, rol üzerinden yapmak eylemek olarak devam etmiş, antik yunan tarihinde ise, kişi ya da kişilerin rol üzerinden anlamlı bir şeyleri katılanlara/seyredenlere karşı yapması olarak ileri bir boyut kazanmıştır. Dramanın, seyirciye aktarma şeklinde aldığı bu boyut, Tiyatrodur. Tiyatro, antik yunan döneminde herhangi bir konuyu, ilişkiyi, olayı, durumu diğer kişilere aktarmak için işitsel (konuşma) ve görsel (yazı, resim, heykel) yollarla birlikte, duyuşsal ve devinimsel unsurların da birleştirerek bir kurgu içinde roller üzerinden aktarma yolu olarak ortaya çıkmıştır. Temeli drama olan Tiyatro sanatı; dekor, kostüm, ışık, makyaj, efekt, sahne gibi unsurlardan beslenerek gelişirken, orta oyunu, kukla oyunu, skeç, piyes … gibi daha kısa süreli ve daha basit içeriklerle de seyirci karşısına çıkmıştır. Diğer taraftan dramanın seyirlik yönü çağın imkanlarının da kullanılması ile sinema, dizi film gibi farklı şekillerle birer alan oluşturmuştur.
Tüm bu özellikleri ile drama, seyirlik olarak birçok alanın temelini oluştururken, içinde barındırdığı unsurlar (kişi/kişiler, konu, rol, kurgu, etkileşim, canlandırma, seyirci) hiç değişmemiştir.

Drama, daha birçok alanda da etkili bir şekilde kullanılmıştır. Dramanın, bir araç/yöntem olarak kullanımındaki en önemli fark, dramayı oluşturan ortak unsurlardan “SEYİRCİ” yoktur. Dramanın araç/yöntem olarak kullanıldığı alanlarda sadece, katılımcıların birbirlerinin doğaçlamalarını seyretmesi vardır.

Drama kavramının temel alındığı alanlara baktığımızda, seyirlik ve seyirlik olmayan ya da başka bir deyişle amaç veya araç olarak kullanımı ile ikiye ayrıldığını görebiliriz.

Dramanın kullanıldığı ilk kol (seyirlik) dramanın amaç olarak kullanıldığı Tiyatro (orta oyun, skeç, piyes, kukla gösterisi, Tiyatro…) ve sinema (Kısa film, uzun metrajlı film, diz film…) gibi kendi disiplinini oluşturan birer sanat formudur.
İkinci kol ise (seyirlik olmayan) dramanın araç/yöntem olarak, eğitim, öğretim, psikoloji, kişisel gelişim, sanat… alanlarında kullanımıdır.

Drama, Konu, İnsan, Rol, Etkileşim ve Kurgu gibi bileşenleri ile birlikte, kullanım alanı, eğitmeni/lideri/yönlendireni, içeriği, aşamaları… yönünden birbirlerinden biçimsel olarak ayrılarak farklı isimler almışlardır. Bu kavramları ve birbirlerinden farkını ancak somut bir örnek üzerinden inceleyebiliriz.